The Prince’s Rainforest Project

 

Projemiz; astım, kalp ve damar problemi, romatizma, alerjik, cilt, eklem ve kas hastalıkları düşünülerek tasarlanmıştır. Projenin günümüzün gelişen wellness sektörü detaylı incelerek planlanmıştır. Gelişen dünya da medikal teknolojilerin iletişim araçları ile ulaşılabilirliği öngörülerek hazırlanmıştır.

Proje için seçilen yer yeryüzünün oksijen deposu olarak gösterilen Kaz Dağlarının eteklerinde yer almasını. Kazdağları’ndaki oksijen miktarının, Alpler’dekinden daha fazla olduğu bir gerçektir , çünkü; İda Dağı”nın, matematiksel olarak daha güney enlemlerde olması güneşin yeşillerde yaptığı fotosentez olayı daha fazladır dolayısıyla oksijen üretimi çoktur.

Bölgenin tarihi dokusunu görmek, kültürel zenginliklerini, vitamin yönünden zeytin bitki dokusu sağlık ihtiyaçları olan insanların, tüm gereksinimlerinin karşılayacak nitelikte olması projenin temel gerekçelerini oluşturmakta.

Reklamlar

The Prince’s Rainforest Project” üzerine 2 yorum

  1. CURRENT STATUS

    The Project’s work was largely concluded in Oslo in May 2010 when over fifty Governments launched the R.E.D.D.+ Partnership. The PRP maintains a watching brief as Governments and NGOs take the process forward. However, we continue to work with the public, private and NGO sectors to ensure that agriculture and its relationship with deforestation is maintained as a focus during the implementation of the Partnership Agreement.

    The PRP is now part of The Prince’s Charities’ International Sustainability Unit, a programme of work to help build consensus on how to develop durable solutions which will underpin the mechanisms required to meet the challenges of climate change and natural resource depletion.

    Beğen

  2. Reblogged this on Maydalga's Blog and commented:

    Projemiz; astım, kalp ve damar problemi, romatizma, alerjik, cilt, eklem ve kas hastalıkları düşünülerek tasarlanmıştır. Projenin günümüzün gelişen wellness sektörü detaylı incelerek planlanmıştır. Gelişen dünya da medikal teknolojilerin iletişim araçları ile ulaşılabilirliği öngörülerek hazırlanmıştır.

    Proje için seçilen yer yeryüzünün oksijen deposu olarak gösterilen Kaz Dağlarının eteklerinde yer almasını. Kazdağları’ndaki oksijen miktarının, Alpler’dekinden daha fazla olduğu bir gerçektir , çünkü; İda Dağı”nın, matematiksel olarak daha güney enlemlerde olması güneşin yeşillerde yaptığı fotosentez olayı daha fazladır dolayısıyla oksijen üretimi çoktur.

    Bölgenin tarihi dokusunu görmek, kültürel zenginliklerini, vitamin yönünden zeytin bitki dokusu sağlık ihtiyaçları olan insanların, tüm gereksinimlerinin karşılayacak nitelikte olması projenin temel gerekçelerini oluşturmakta.

    Beğen

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s